Tebrikler Bursa Görükle - Bursa Selanik Göçmenleri
Headlines News :
Ana Sayfa » , , » Tebrikler Bursa Görükle

Tebrikler Bursa Görükle

Kitap Evi Otel Tarih: 2 Temmuz 2019 Salı | 23:30

Kurdukları lokanta öğrencileri ücretsiz doyuruyor Bursalı öğrencilerin manevi anneleri
60 bin üniversitelinin yaşadığı Bursa Görükle semtinde, gönüllü 25 kadının kurduğu lokanta, maddi durumu iyi olmayan öğrencilere ücretsiz yemek ve burs veriyor. Görükleli kadınlar "Paylaşmak biri bin yapar" diyor.






Kurdukları lokanta öğrencileri ücretsiz doyuruyor Bursalı öğrencilerin manevi anneleri
Bursa'nın Nilüfer İlçesi, Görükle semtindeyiz... Vaktiyle Rum vatandaşların nüfusunun çoğunluğunu oluşturduğu, bugün dedeleri Selanik'ten göçen muhacirlerin yoğunlukta yaşadığı bir semt. Eski adıyla Görükle köyü... Hâlâ semtten eski alışkanlıkla köy olarak bahsedenler var. Semt köyken tütün tarlaları varmış bol miktarda, o yüzden burada yaşayanların çoğu eski tütün üreticisi. Kadınından erkeğine Görükle'nin eskileri bir şekilde tütüncülükle uğraşmış. Vaktiyle köy olan bu semt bugün bir şehir merkezini aratmıyor...
Yaklaşık 60 bine yakın öğrencisiyle Nilüfer ilçesinde kurulan Uludağ Üniversitesi ilçedeki ve semtteki havayı değiştirmiş, kalkınmasında katkıda bulunmuş. Peki, biz niye Görükle'deyiz? Bu semtteki öğrencilerin 'manevi anneleri'ni ziyaret etmek için. Görükleli kadınların açtığı, ev yemekleri yapan bir lokanta hem kadınların, hem öğrencilerin hayatını değişmiş. Bu küçük lokanta maddi durumu kısıtlı olan öğrencilere ücretsiz yemek dağıtıyor, ihtiyacı olanlara da burs veriyor... Ama bugün 25 kadının imece usulüyle işlettiği bu lokantaya gelene kadar hikaye uzun... Anlatalım...

ÖNCE LOKMA SATTILAR
Emekli Türkçe öğretmeni Seher Çavuşoğlu bundan 10 sene önce Nilüfer Belediyesi'nden bir arkadaşının tavsiyesiyle, ev hanımlarını sosyal hayata katmak için bir dernek kurmaya karar vermiş. Görükle Kadın Dayanışması Kalkınma ve Kültür Derneği. Serde öğretmenlik var, yıllarca öğrencilere bir şeyler öğretmiş, faydalı olmayı şiar edinmiş bir kadın olarak boş durmak içine sinmemiş Seher Hanım'ın. Dernek kurmak için yedi kişi bulması gerekiyormuş. O ilk gece hiç uyumadan, köyden, eski öğrenci velilerinden isimler düşünmüş ve sırayla aramış. Ve yedi kişiyi bulmuş. Bir şekilde prosedürleri yerine getirerek derneği kurmuşlar. Mekan olarak da evlerinin alt katındaki küçük oda gösterilmiş.

Ama ne yapacaklar! Seher Hanım'ın hayali ev hanımlarını hayata katmak. Kendilerine ve çevrelerine katkıda bulunmalarını sağlamak. Önce pazarda lokma satmaya başlamışlar. Ellerine geçen küçücük paralarla daha o zaman iki öğrenciye iki yıl burs vermişler. Sonra dernek için küçük bir yer daha bulmuşlar. Her ne kadar belediye destek olsa da mekana giriş için para gerekiyor. Yine lokma satmaya devam...

Ardından en iyi bildikleri işlerden biri gelmiş akıllarına. Köy ekmeği yapmak... Yine bir gönüllü müteahhit yardımda bulunmuş ve klasik, çalı çırpıyla yanan bir ekmek fırını yapmışlar. Hem kendi ekmeklerini buradan çıkarmışlar, hem de ihtiyacı olana ücretsiz dağıtmışlar. Ama bir yandan açılışlarda, pazarda, belediye etkinliklerinde lokma satmaya devam. Lokma bu işin başı... Bu çalışmalarını gören ve takdir eden belediye yetkilileri bu kez eski bir taksi durağını tahsis etmiş kadınlara. Çay yapmışlar, ufak tefek yemekler yapmışlar ama yer çok küçük olduğu için çoğu zaman çayı kendileri içmiş, yemeği yeri geldiğinde çöpe dökmüşler...

BEREKET BİRİ BİN YAPAR
Bundan dört-beşe sene önce de, kaymakamlık daha büyükçe bir yer tahsis etmiş kadınlara. Şimdiki yerlerini yani. Yöresel muhacir yemeklerinin yanı sıra, aklınıza gelecek envai çeşit ev yemeklerinin, börek ve tatlılarının olduğu lokantayı böyle kurmuşlar. Seher Hanım zaman içerisinde bir sistem oturmuş burada. Toplam 25 kadın çalışıyor dönüşümlü olarak. Her gün dört kişi. Ve her gün bu dört kişiden biri işletme sahibi! Yani hesabı kitabı o yapıyor. Kadınlar yemek yapmak, servis yapmak dışında dönüşümlü olarak bir müesseseyi ayakta tutacak hesap kitap işlerini de öğrenmişler. Lokanta bugün kendini çevirebiliyor.

Kadınlar da evlerine katkıda bulanabiliyor maddi olarak. Ama onları asıl bir arada tutan bu değil. İlk önce bu öğrenci semtinde hiçbir öğrenci aç kalmasın diye 'askıda yemek' kampanyası başlatmışlar. Yani durumu olan bir öğrenci mekana para bırakıyor. Bu parayla "ihtiyacı olan 'şu kadarlık' yemek yiyebilir" diyor. Bu kampanya hâlâ devam ediyor. Ama bizim kadınlar işi sadece askıda yemek meselesine bırakmamışlar. Açıldıkları günden itibaren, artırarak maddi durumu iyi olmayan öğrencilere ücretsiz yemek dağıtmayı kendilerine görev edinmişler. Bu her gün geçerli. Hatta gelip yemeğini parayla yiyen öğrencilere bile, "Lütfen paranız olmasa da gelin" diyorlar. Ama özellikle cumartesi günleri 'resmi' ücretsiz yemek günleri.

En az 40 öğrenci cumartesileri ücretsiz karnını doyurabiliyor lokantada. Dernek gönüllüleri ihtiyacı olan öğrencilere burs da veriyor. Derneğin 'kraliçe arı'sı Seher Hanım, "Bereket nedir Göksan Bey, biliyor musunuz?" diyor. "Paylaşmaktır. Biz paylaştıkça nimetin de, kendimizin de çoğaldığını gördük. Bereket biri bin yapar. Yeter ki iyi niyetle, vicdanla, adaletle bölüşelim lokmamızı."

HEDEFİMİZ AŞEVİ KURMAK
Lokantayı çekip çeviren ve dönüşümlü çalışan 25 Görükleli kadın var demiştik. Bizi Seher Hanım dahil beş gönüllü karşılıyor. Yasemin Bayrak, Hatice Korkut, Pervin Uysal ve Sıdıka Çağla. Hepsi ev hanımı. Kimisi vaktiyle tütün tarlasında çalışmış. Ama artık Görükle'de tarım bitmeye yüz tuttuğundan eve kapanmışlar. Ta ki bu işe kadar. Yasemin Hanım giriyor söze önce: "Gelmediğimizde gözümüzde tütüyor burası. Artık öğrencilerin manevi annesi olduk. Bizi öyle görüyorlar.

Gelip dertlerini de paylaşıyorlar bizimle. Bizler hem kadın, hem anne olarak onların duygularını, burada çoğunun gurbette olmaktan kaynaklanan hüzünlerini çok iyi anlıyoruz." Pervin Hanım ise derneğe ilk katılıp, bu işe gönülden inananlardan. O da nihai hayal ve hedeflerini şöyle anlatıyor: "İnşallah başka işler de yapmayı planlıyoruz. Büyük kalabalıklara, daha çok yemek çıkardığımızı pek çok büyük etkinlikte gördük. Yaptık bu işleri. Başka yan gelirlerimiz de olursa, öğrencilere yönelik büyük bir aşevi kurmak isteriz..."

ABLAMIZ, ANNEMİZ OLDULAR
Lokantada ikisi kız, biri erkek üç öğrenciyle sohbete koyuluyoruz. "Onlar bizim annemiz oldu burada" diyorlar ve ekliyorlar: "Tertemiz, anne yemekleri yiyoruz burada. Ama mesele sadece o değil. Gelip dertleştiğimiz de oluyor, bir sınav ertesinde yorgun gelip çayımızı birlikte yudumladığımız da. Çoğumuz başka şehirlerden geldik. Başka ülkelerden gelen yabancı öğrenciler bile var. Burada bildiğiniz anlamda bir ticaret yok, bir ruh alışverişi var. Bu da bizi buraya daha çok bağlıyor."

Kaynak:
GÖSAN GÖKTAŞ 
sabah.com.tr







TEBRİKLER Bursa Görükle Kadın Dayanışma Kalkınma ve Kültür Derneği

Bize bu güzel haberi duyuran Sabah.com.tr 'ye ve Sayın Göksan Göktaş'a teşekkür ederiz.



Bu Makaleyi Paylaş :

0 yorum:

Bu yazımız hakkında

düşünce ve önerilerinizi lütfen bizimle paylaşın..!

"Muhacir diye küçümsenenler,
tarihin yazdığı savaşlarda en geriye kalanlar,
yani 'düşmanla sonuna kadar dövüşenler'
çekilen ordunun ri'cat hatlarını sağlamak için kendilerini feda edenler,
ve düşman karşısında kaçmak,
çekilmek nedir bilmeyenlerdir.

Muhacirler, kaybedilmiş ülkelerimizin
milli hatıralarıdır."

Mustafa Kemal Atatürk,
17 Ocak 1931

Translate

 
Support : Creating Website | Bursa Selanik Göçmenleri | ha_ay
Proudly powered by Blogger
Copyright © 2011. Bursa Selanik Göçmenleri - All Rights Reserved